CANO'nun YAKARIŞI
Ona uzaktan bakabiliyorum ancak. Ona bakmak onunla sohbet etmek beni o kadar mutlu ediyor ki.
Ama o gidince onun peşinden sürüklenip gidiyor, yüreğim...
Onun baktığı her yer güzel, onun konuştuğu her insan özel oluyor. O eve giderken her gün bu
yollardan geçiyor. Ardından yürüyorum ben de. Beni farketmiyor. Önünden geçtiği evlere,
gölgesinde yürüdüğü ağaçlara bakıyorum. Onun gözüyle bakıyorum hem de. O yokken o yollardan
defalarca geçiyorum. Her yerde onun kokusu, onun havası sanki onu soluyorum.
Akşamları ne yapıyor acaba? Sofraya oturduğu zaman yanında kimler var? Hangi yemeği severek
yiyor yada neyi sevmiyor? Ne tür filmlerden hoşlanıyor? Ne tür müzikleri dinliyor? Gece
sokağa çıkıyor mu? Arkadaşlarıyla en çok neye gülüyor? En çok kim kızdırır onu? Hangi futbol
takımını tutuyor. Bilmeliyim. Çünkü ben de o filmlere gideceğim, ben de o dizileri
izleyeceğim, ben de o yemekleri yiyeceğim, seveceğim ya da sevmeyeceğim. Bilmeliyim.
Onca kalabalığın içinde, karmaşık yaşamın ortasında eğer o varsa daha onu göremeden bir kuş
gibi çırpınmaya başlıyor yüreğim. Bir ışık çarpıyor yüzüme, bir sıcaklık yürüyor göğsümde.
Anlıyorum ki o var. O orada. O gelmiş. Bakmadan, başımı çevirip onu görmeden onun varlığının
farkındayım.
Geceleri bir yorgan gibi çekip üstüme, karanlığı örtüyorum. Uzak yıldızların ışığı bile bu
karanlığı delip geçemiyor. Yıldız yok, ay yok... Umut yok. Umutsuz yaşanmıyor. Sokağa çıksam
yürümek için attığım adımlar boşlukta geziniyor, yağmurlar yağsa damlalar bana onu
hatırlatıyor. Çiçekler her geçen günün ardından susuz kalıyor ve herbirinin boynu benim ki
gibi günden güne aşağı bükülüyor umutsuzca.
Kış gecesi soğuktan üşüyerek pencerene konan kuş olayım, elinin tersiyle uçurma beni.
Ey uzak uzak baktığım... Göz göze gelemediğim, saçını okşayamadığım, yüreğimdeki sevginin
sıcaklığını paylaşamadığım CANOM! Bir sevgi filizlendi yüreğimin derinliklerinde, fidan verdi,
kök saldı, içimde. Onu sana göstermek için bana bir şans ver.
Gözlerimi ufka diktim, bir küçük kızıl ışık bekliyorum senden... Bir aydınlık teli...
Bir UMUT CANOM!
Mesut Karakuş
23/09/2006
|