Merhaba kadınım....
Görüyorsun ya dayanamadım,
Her zamanki gibi sana yazıyorum.
Aslında birkaç gün yazmayacaktım.
Hatta düşünmeyecektim bile.
Sen yokmuşsun,
Hiç varolmamışsın gibi,
Sensiz birkaç gün yaşayacaktım.
Aklıma gelirsen bir rüyaydı diyecektim.
Uyandım ve bitti.
O kadar kararlıydım ki,
Bu sabah uyandığımda sen yoktun.
Hiç düşünmedim seni.
İnanırmısın elim gitmedi sigaraya.
Ne zamandır bilmiyorum
İlk defa sabahtan canım çekmedi.
Ben mutluydum.
Çünkü sen yoktun.

Yüzümü yıkarken aynaya dikkat kesildim.
İlk defa traş olmadığım halde yüzüme baktım.
Yadırgadım.
Sanki ilk defa bakıyordum kendime.
Ben yüzümü bile unutmuşum meğer.
Yabancı bir yüze bakıyordum sanki.
Hiç tanımadığım birine.
İnsan kendini bu kadar unuturmu hiç?
Ben unutmuşum işte bebeğim.
Çenemde bir sürü sivilce gördüm?
Bunlar yenimi çıktı
Yoksa eskiden de varmıydı?
Sahi hep bakardın ya
Yüzümde hiç sivilce gördünmü sen.
Her neyse
umursamadım zaten,
Ben mutluydum.
Çünkü sen yoktun.

Sen yoktun,
Beni terk edecek bir kadınım yoktu
Kaybedecek hiçbir şeyim yoktu.
Meğer ben seni kaybetmekten ne kadar da korkuyormuşum Yeni yeni anlıyorum.
İnsanın kaybedecek birşeyi olmaması ne güzel bir duyguymuş.
Bu duyguyu ilk defa tadıyorum.
Diyeceksin ki benden önce neyin vardı?
Sana hep derdim ya bebeğim.
Umudum vardı.
Bekliyordum.
Kimi, neyi, nerede nasıl bilmiyordum.
Ama bekliyordum.
Bir gün bir yerden karşıma çıkacak,
Senin beklediğin benim,
Ve işte geldim artık seninim diyecekti.
Senden önce sahip olduğum tek şey buydu bebeğim.
Umudum.
Umudumu kaybetmekten korkardım.
Tıpkı seninleyken seni kaybetmekten korktuğum gibi.
Gidişinle ikinizi de kaybettim bebeğim.
Senin gelişinle umudum gitti,
Şimdide sen.
Anladınmı şimdi kadınım?
Ben aslında her şeyimi kaybettim.

Bu sabah çok güzel bir kahvaltı yaptım.
Bir oturuşta yarım ekmek bitirdim.
Zeytin vardı sofrada, yedim.
Meğer zeytinin de bir tadı varmış,
Çok da lezzetliymiş üstelik.
Çaydan bile keyif aldım bu sabah.
İki bardak içtim.
Çok güzeldi.
Ben mutluydum.
Çünkü sen yoktun.

Evden çıkmak için ayakkabılarımı giyerken,
Her zamanki gibi zorlandım.
Ama bu sefer küfretmedim.
Hay senin gibi ayakkabının,
Seni yapan ustanın,
Seni satan adamın ta... demedim.
Sadece beceriksizliğime güldüm.
Ben mutluydum.
Çünkü sen yoktun.

Sokağa çıktım. Hala sigara yakmamıştım.
Canım da çekmemişti zaten.
Gayrı ihtiyari bizim evin oradaki parktan geçtim.
Yolumun üstünde de değildi halbuki.
Ama ben yinede içinden geçmek istemiştim.
Meğer ne güzel çiçekler varmış bu parkta.
Sahi bu çiçekler hep burada mı duruyordu?
Ben neden görememiştim ki?
Sarısıyla, yeşiliyle, kırmızısı moruyla,
Bir sürü çiçek.
Ben bu sabah ilk defa bir gülü kokladım biliyormusun?
Çok güzel kokuyordu.
İçime bambaşka bir ferahlık geldi.
Ben mutluydum.
Çünkü sen yoktun

İstemeye istemeye devam ettim yoluma.
Artık her sabah bu parktan geçerim diyordum,
Çiçeklerdeydi aklım.
Kaldırıma atılmış boş bir kutuyu tekmeledim.
Hoşuma gitti, bir daha tekmeledim.
Balkondan bana bakan kadınlar gülüyordu.
Ben umursamıyordum.
İnsanlar bana gülüyordu ve ben umursamıyordum.
Gülüyordum.
Aklıma ne geldi biliyormusun bebeğim?
Seninle bir kaldırıma oturmuş,
Etrafımızdaki meraklı gözlere aldırmadan,
Birbirimize sarılmıştık.
Balkondan yaşlı bir teyze bize bakıyormuş.
Ne bakıyon teyze ben bu adamı seviyom demiştin ya.
İşte o geldi aklıma bebeğim.
Sen geldin aklıma.
Ben artık gülemedim biliyormusun.
Ben artık mutlu değildim.
Çünkü sen yoktun.

Bir sigara yaktım.
Nasıl bitti hatırlamıyorum
Bir tane daha yaktım.
Bu aldığım ikinci paket.
Sabah yediğim zeytinin,
İçtiğim çayın,
Kokladığım çiçeğin kokusu gitti.
Kaybettiğim umudum geldi aklıma.
Yıllar sonra karşıma çıkan,
Senin beklediğin benim
Ve artık seninim diyen sen.
Umudumu kovup yerine taht kuran,
Bana kaybedilecek bir sürü şey veren sen.
İçimde güzel olan ne varsa alıp götürdün.
Bomboşum şimdi.
Ben mutsuzum.
Çünkü sen yoksun...


Kadir Öztürk

Click here to send this site to a friend!

Defterim