Esti… yağdı… gürledi… yaktı…
Ama işte hepsi buraya kadardı.
Tüm direncini, beyaz hayallerini;
Sessiz ve gösterişsiz
Karlı kaplı bir düş gibi
Üzerime yolladı…
Yıllardan 2006
Oysa bundan 10 sene önce yine
Mayıs,
Babasız kaldımdı…
Yine alınmış ayakkabı elimde
Oğuz Dağı’nın eteklerinde
Yaslı ilkbahar,
Anamın başına sardığı karayazmaydı.
Soğuk bir denli camlarken akarken,
İçim hiç bu kadar yanmamıştı…
Bir virajı daha dönecektik;
Bir evde dört evlad
Hep beraber,
Keskin uçurumun köşesinden
Aşağı düşmek an meselesiyken
Tereddüt etmek;
Babasızlık yada zayıflıktı…
Üstünden çok geçmedi aslında.
Ama her Mayıs sabahı,
İçim titreyerek karşılamaya alıştım
Sanki hayatı
Üstüne ne şenlikler yapıldı,
Kaç kutlama, mevlit, bayram
Ve
Ardından verilen bir dizi sela…
Biliyorum ilk giden o olmadı
Sonu diğer hikayelere taş çıkarttı.
İşte o gün bugündür;
Çam ağaçları süslenmeyi
Mezarlıklar gizlenmeyi
Bıraktı
Mayıstı.
Babasız kaldımdı…


Kadir

Click here to send this site to a friend!

Defterim