İDA'DA ÇİĞDEM ZAMANI
___________Titreme
___________Aşk bu
___________Eteklerine dokunan eller de bilir ne demek har
___________Hele
___________Tanrıların evinde çığlık çığlığaysa bahar
Tenime kayan sevda
Afrodit ten kalma...
Altın yeleli tunç ayaklı atlar çekiyor hala
Savaş arabalarını
Zeus, elleri koynunda çaresiz bakıyor Truva’ya
Babil’de
Ares tuzaklarını kurarken yanık tenli Irak’lı çocuklara
Aklı hilebazlıkta...
Susma İda
Anlat savaşın iğrençliğini yanmamış çocuklara
Akhalılardan kalma bu kan, bu rezil vaveyla
Anlat ki kazıklara oturtulmasın bebekler
Modern Truvaların surlarında
Tanrılarını unutanları tanrı da unutur
Ve kökleri çürür bin yıllık çınarların da
Tecavüze uğrayan çocukların haykırışlarında
___Ey!
___içimdeki oktan yay çıkaran
___Ölülerini gömmeyi unutan gurur
___Bu yangın
___Ergenekon’dan çıkanları da vurur!
Tuzdur avuçlarımdaki çiğdemlerin terinden kalan koku
Ki bu korku
Bir fahişenin eteklerinde oturan antik Nebukatnezar
Gel ki
Gel ki
Bu topraklar alışkındır tanrılarını unutanları kusmaya
sana da bulunur bir mezar...
Dağlarda Çiğdem zamanı
Aç kalan ruhlar beslensin diye su ve kanat seslerinde
Bakire bedenler dolaşır
İda’nın yüreğinden fışkıran binlerce çeşmesinde
Ve kekikler biter
İter yorgun parmaklarıyla bir ölü hüznü
Kesilen bir ağaç gibidir yüzü
Göğsünde uyudum derin nefesler çekerek aşktan
Akhilleus’u tanrılıktan çıkaran
Skamandros'un tuza doymayan sularından
Eğildim içmeye ruhumu verdim
Bin pınarlı İda'dan...
Emine Deniz
19/03/2005
|

|