DOKTOR AMCA
Annem hep ağlıyor doktor amca,
Güldüğünü hiç görmedim.
Ne konuşuyor ne de süsleniyor.
Hep susuyor.
Konuştuğu zamanlar ise,
Devamlı aynı şeyi söylüyor.
Beni mahfettin, beni hasta ettin,
Şimdi erdi mi başın göğe...

Ben bu sözleri bir türlü anlayamıyorum doktor amca.
Annem neden hep hasta.
Annemi iyileştirecek bir ilaç yazsana bana,
Ne olur doktor amca...
Param yok ama,
Cebimde bir avuç misket var.
İstersen onları veririm sana.
Hadi...
Ne olur doktor amca.
Gel benimle, anneme bir bakıver...
Bir şişe ilaç yada bir kutu hap ver de iyileştiriver...
Annem ağlamasın artık...

Üstelik ağladığı zaman da hastalanıyor.
Hastalanınca da yüzü gözü mosmor olup,
Ağzı burnu da kanıyor...
Öylece bir köşeye büzülüp...
Uzun uzun boşluğa bakıyor.
Ben yanına gitmeye korkuyorum...
Çünkü her hastalandığında,
Bana sıkı sıkı sarılıp,
Kuvvetlice saçlarımı okşuyor...
Benim canım hiç yanmıyor.
Ama...
Hissediyorum...
Annemin yüreği çok acıyor...

Doktor amca senin annen de hastalanıyor mu?
Ağlarken sana sarılıyor mu?
Ya baban, senin de baban var mı doktor amca?
Onun nefesi de içki kokuyor mu?
Söyle...
Sağa sola tekme atıyor mu?

Bizim tencerelerimiz soğuk,
Tabaklarımız boş.
Öyle mi sizinkiler de?
Her gece kan damlıyor bizim yemek masamıza...
Ne olur annemi iyileştiriver be doktor amca.
Kiminin parası kiminin duası,
Al senin olsun cebimdeki misketlerimin yarısı...
Yeter ki annem iyileşsin.
Yeter ki bir kerecik gülsün...
Beni öpen kanlı dudakları...
Eğer babamın da nefesini temizlersen,
Yine sana vereceğim inan...
Misketlerimin diğer yarasını...

Ben misket oynamasam da olur...
Razıyım.
Yeter ki iyileşsin ikisi de doktor amca ne olur...

Ben yine kırık bir sopanın ucuna bir ip bağlar...
Toprağın üzerinde balık tutmaca da oynarım.
Toprakta balık yüzermi ben bilmem bana sorma...
Ben hiç deniz görmedim ki doktor amca...
Kaç kez yalvardım babama,
Bir kez olsun beni götürmedi, kıyısına bile...
Bende ısrar etmedim bir daha...

Geçen gün komşunun oğlu söyledi,
Denize gitmişler ailece...
Mavi sularında kayık yüzdürdüm dedi,
İşte o zaman ilk kez hayal ettim denizi gözlerimde...
Utandım kendimden...
Ağladım...

Oysa deniz annemmiş, yıllardır duruyormuş karşımda...
Rengi gözlerinde saklıymış,
Tuzu yanaklarından akan gözyaşlarında...
Dalgaları siyah saçlarında...

Denizden de vazgeçtim artık cebimdeki misketlerimden de...
Tek annemi iyileştir yeter doktor amca...
Ben ne deniz isterim ne misket bundan böyle...
Ne de...
Annemi hasta eden bir baba...

Bir tek dileğim var senden.
Annemi güldür artık ne olur...
Güldür be doktor amca...

İşte bütün misketlerimi cebimden çıkardım...
Bak şimdi hepsi avuçlarımda...
Annemin bir gülücüğüne senin olsun,
Yeter ki annem hastalanmasın bir daha...
Hastalanmasın ne olur...
Ne olur sana yalvarıyorum...
Doktor amca...
Ece Soylu

|