Canım


Benim



Yüreğim sızlıyor artık dayanamıyorum
Evlat hasreti, ne kadar zormuş Allah’ım
Canım kızım, canlarım şimdi anladım.

Uzaklardasınız ama hep içimdesiniz
Aşkım, canım yaşama sevincimsiniz
Sizi çok seviyorum, hasretimsiniz
Biliyor musunuz?

“Baba” demenizi, “babam” demenizi özledim
İçime ateş düştü, eriyorum Meleğim kızım
İçim yanıyor içim, biricik Azram benim

Hani derler ya “Can bedenden ayrılmaz” diye
İşte sizde canımsınız, candan öte hasretimsiniz

Telefonda sesini duydum, çok mutlu oldum
“Babam… Babacığım…” Dedin, yutkundum
“Ne zaman geliyorsun babacığım” dedin
Sanki canımdan can alıp beni öldürdün

Kekeledim… Yutkundum… Sustum…
Şu gün geliyorum bile diyemedim
Kızım! “En kısa zamanda” anca diyebildim
“Babam canın sağ olsun, babam bekliyoruz”
Öldüm… Öldüm, acıyla içimden söylendim

“Babam seni çok özledim!”
“Babam seni çok seviyorum!”
“Babam benim babacım!” Dedin
“Canım kızım” derken gözyaşlarımı tutamadım.

Her şey boğazıma dizildi, hayat durdu
Dilim tutuldu, lal oldu kurudu
O an sanki bir hançer saplandı yüreğime
Sustum, “kapatıyorum” dedim, kalakaldım
Öfkemden hasretimi lanetleyip de kaderime küstüm…


Erdal Karagöz





Defterim