BÖYLE KAZANDIK

1919 yılının baharıydı
Talih kara, yol kara, benizler sapsarıydı

Türk yurdunun üstünü sarmış meş’um bulutlar
Türkü tavaf ediyor her taraftan aç kurtlar

Hükümetin gözüne çekilmişti bir perde
Milli ayaklanmalar eziliyor her yerde

Millet sefil aç susuz, inim inim inliyor
Padişah taht peşinde düşman emri dinliyor

Korkaklık uyuşturmuş onun sinsi kanını
Alçakça inletiyor kendi öz vatanını

Kurtuluş çaresini esaretle buluyor
Sevr parçasıyla Türkiye mahvoluyor

Şurası İtalya’nın şurada Yunan duracak
Doğuda Ermeniler hür bir devlet kuracak

Bize bırakılıyor Ankara ve çevresi
Alınıyor ordunun elinde varsa nesi

Kabul etti Padişah bu denilen şartları
Dinlemiyor milletin o acı feryatları

İşte böyle meşumca bitiyordu ilkbahar
Fakat bu taksimata hayır diyen sesler var

1919 yılının 19 Mayısında
Bir gemi demirleniyor samsunun kıyısında



Bu gemiyle gelen kim ulu önder Atatürk
Yurdu korumak için safındadır her bir Türk

Erzurum’da Sivas’ta kongreler kuruyor
Alınan karalarla Ankara’ya yürüyor

Türk aslidir deniyor hiçbir şeye kanamaz
Milli sınırlar içinde vatan parçalanamaz

Bu gayeyle Atatürk kuruyor hükümeti
Yurdu müdafaaya çağırıyor milleti

Ankara’da kurulan ilk Mebusan Meclisi
Buradan yükseliyor öz milletin öz sesi

Günden güne bir ordu teşekkül ediyordu
Çabuk olmak lazımdı yurt elden gidiyordu

Her vücut birer kale kalpler iman doluydu
Ya istiklal ya ölüm tek söylenen konuydu

Yavaş yavaş kabaran nehirler bir gün taştı
Hasta denilen ordu aslan gibi savaştı

Şeref dolu tarihe yeniden katıldı şan
Türk gücünün önünde düşman oldu perişan

İnönü iki defa zafer ile çalkandı
İşgaldeki şehirler intikam için yandı

10 Temmuzda düşmanlar ileri atıldılar
Eskişehir’i Afyon’u birkaç günde aldılar

Bazı dar fikirlerle epey telaşlandılar,
Bu geri çekilmeyi mağlubiyet sandılar

Hâlbuki Türk ordusu yay gibi gerilmekte
Bir ince düşünüz var bu geri çekilmekte



Nihayet çekilen yay ilk okunu fırlattı
Düşmanları kükreyip ta gerilere attı

Zafer sesleri geldi Sakarya ovasından
Sevinerek sıyrıldı bütün millet yasından

Mecliste Atatürk’e verildi müşir adı
Ardından büyük zafer güneş gibi parladı

Birden bir ses gürledi titreten her bir eri
Ordular ilk hedefiniz ak denizdir ileri

Bütün millet bir anda bu ses ile coştular
Kaçışan düşmanların peşi sıra koştular



Aynı yıl 9 Eylül İzmir’dedir ordumuz
Düşmandan hemen, hemen kurtulmuştu yurdumuz

Bütün dünya bakarak akıp dökülen kana
Anlaşalım diyerek çağırdılar Lozan’a

Lozan’da Türk milleti ne aldandı ne kandı
Anadolu ülkesi orada sınırlandı

Kaçtı korkak padişah kalmayınca çaresi
Böylece yıkılmıştı Osmanlı idaresi

Meşrutiyet yerine cumhuriyet geçiyor
Millet Gazi Kemal’i kendine baş seçiyor

Bunlardan daha nice inkılâplar yarattık
Altın sayfalara nice sayfalar kattık

45 yıl evvel bu gün Atatürk samsundaydı
İstiklal hedefini fırlatacak bir yaydı

O yay ki fırlattı hedefe oklarını
Emniyetle ve dimdik bekliyoruz yarını

Ata bırakıp gitti kedere her bir yanı
Sağ olsun başımızda milletin kahramanı

Dün bugünden bahsettik bu günde dünü andık
İşte biz istiklali böyle kazandık



Şairi bilinmiyor

Defterim