ANAM, GÜL KOKULUM
Anam, gül kokulum!
Gencecik bir kadınken varmışsın babama,
Zevce olmuşsun hiç düşünmeden altı çocuğu olan adama.
Toymuşsun belli ki ya da kabullenmişsin böylesini bir yuva kurmak adına.
Çok geçmeden beni almışsın kucağına,
Yeni bir soluk, yeni bir tat olmuşum yuvanıza.
Ahmet koymuşsunuz adımı..
Derken saatler günleri, günler ayları kovalamış hızla.
Ben altı aylıkken beni koyup gitmek zorunda kalmışsın baba ocağına.
Nasıl ağlamışım, nasıl yanmışım yokluğuna.
Anam, gül kokulum, tıpkı bugün gibi kalmışım tek başıma!
Sekiz yaşına kadar babam bakmış bana.
O da göç edince kara toprağa yalnızlık büsbütün dolanmış boynuma.
Acı desen bende, öksüzlük desen bende, yetimlik desen bende..
Çobanlık yaparak, inşaatlarda çalışarak,
Akrabadan geçtim abilerimin ablalarımın evine sığamayarak
Gelmiştim askerlik çağına.
Sen ne de çok görmek istemiştin beni ama sana kızgındım ya
Varmadım bile yanına..
Nasıl da ciğerin yanıyordu kim bilir?
Ya anam! Benim ki nasıl hiç düşündün mü?
Anne sıcaklığından eksik geçen yıllar hiç koymadı mı sanıyorsun bana?
Kaç gece açıkta yattım, kaç gece uykusuz kaldım biliyor musun ana?
Hep böyle kızdım sana, hep içerledim kadersiz başıma..
Gün gelip evlendim ama kadınım bilmedi seni hiç "öldü o" dedim ona.
Ne yapsın garibim inandı buna, taki sana yıllar sonra kavuşasıya.
Ben kocaman bir aile reisi olmuştum, baba olmuştum ana!
Bir kızım ile bir oğlum vardı hatta
Ve sen bundan tam on beş yıl önce haber yolladın bana
"Gelsin dünya gözüyle göreyim, gelmezse de sesini duyayım" dedin tüm arzunla
Yalvarmışsın haber taşıyana ağlayarak onca gözyaşınla..
Anam, gül kokulum, yine de kıyamadım sana!
Koştum bu sefer anne kokan boynuna.
Öptün, kokladın, sardın beni doyasıya..
Tamam ben de sarıldım ama sanki birşeyler eksikti be ana.
Yıllar sana olan kızgınlığımı köreltse de
Sevgimi sunmak için set koydu hep dilimin ucuna
Bilsen nasıl seviyordum,
Ah bir bilsen nasıl eksikliğini hissediyordum oysa..
Lakin alabildiğince uzak duruyordum yanıbaşında dursam da.
Anaydın eminim, hissediyordun bu yaban duruşumu.
Ama yine de ses çıkarmıyordun bu tavrıma.
"ahhh" diyordun "ah bugünkü aklım olsa bırakmazdım seni"
Bilirim ana bilirim, bırakmazdın da;
Fakat yıllar neyi geri verebilir ki söyle bana?!
Neyse ki geç de olsa bir araya gelmiştik ya
Unutur gibi yaptık geçmişi unutmasamda!
Bu sefer aylar yılları kovaladı vardık bu zamana.
Şimdi sen yoksun yanımda.
Hani daha altı aylıkken bırakıp gittiğin gün gözyaşım akıyordu ya
İşte ben bugün de ağlıyorum ana.
Bu sefer cidden yoksun.
Seni çok değil iki günce önce verdim toğrağa,
Yolcu ettim ebedi hayatına..
Ne zormuş be gül kokulum sana doyamamak,
Ne acıymış şu dilimdeki zincirleri kırıp da
Sana içimde biriktirdiğim sevgimi sunamamak!
Ah ne zor.. N acı ana...!
Dilerim yattığın mezar huzur katar sana,
Mekanın cennet olur ana..
Seviyorum seni gül kokulum
Ve hep sevdim benim güzel anacım
Dualarımı senin için sunuyorum Allah'a
Hoşçakal ana..
Hoşçakal...
Nurdan Özcan
19.09.2008
Yukarıdaki şiiri babamın hislerini zor olsa bile hissetmişcesine yazdım.
Ne kadar başardım bilmiyorum ama ondan duymaya kalksam sanırım bu kadarını bile duymazdım ketumluğundan:(
Yumuşacık yüreği vardır onun kalın çelik kaplı. O yüzden kolayca girilmez içine ama hissedersiniz işte..
Ben de yıllar sonra tanıdığım babaannemi kaybettğimiz salı gecesi onda bu hisleri sezdim.
En az onun kadar üzüldüm ve sessizliği yoldaş ettim kaç gündür kendime..
Fakat onun acısı daha derin biliyorum ve çok karmaşık..:((
Kaybettiği yıllarına mı yansın canım babam anasına doyamadığına mı?!
Sabırlar diyorum ona ve babaanneme de rahmet.. Dilerim mekanı cennet olur..
Bu vesileyle bir fatihayı eksik etmezseniz sevinirim..
Bir şeye daha sevinirim, sevdiklerinizin kaybetmeden kıymet göstermenize..
Lütfen hayatta olan sevdiğiniz tüm insanlara gereken özeni gösterin.
Bir gün geç kaldım dememek için bugünün gereğini yerine getirin..
Hepiniz sevgimle kalın, sağlıkla nefes alın!
Nurdan Özcan / 19.09.2008
|