ALTIN YÜREKLİ ADAM VE
SEVGİ KUŞLARI



Bir adam yürüyordu kalbinde inanç
Sırtında heybesi güneşe doğru
Issız bir yolda…
Tek başına…

Hayatı sorgulamıştı
Acısını tatlısını damağına kazımıştı
Şikayet etmek geçmiyordu aklından
Nasibi boldu insanlıktan
Ufkunu imanla parlatmıştı

Derken.. Yol kenarında beliren
Kanatlarını rüzgara vermiş
Rengarenk, güzel ötüşlü
Göçmen kuşlarına rastladı

Durdu.. onlara baktı
Önce gözleriyle sevdi incitmeden
Sonra ne varsa dağıtmaya başladı
Ağzına kadar dolu heybesinden

Heybeden sevgi çıktı
Katışıksız, çıkarsız, karşılıksız
Dostluk çıktı lekesiz, tertemiz
Habire dağıtıyordu…
Dağıttıkça tüm gölgeler kayboluyor
Dünyaya nur yağıyordu

Kuşlar minik gagalarıyla daneleri kapıp
Şakımaya başladılar yürek ötüşleriyle
Babacığım, babacığım
Seni çok seviyoruz
İyi ki varsın babacığım

Adam yalnız değildi artık
Üstünde, yanında, yöresinde
Bir sürü çırpınan evlat kanatları
Kuş seslerinden aşka gelmiş
Bütün güller pembe, beyaz açmıştı

Evren insanlık öğreniyordu
Zira bu yolda Kadir Baba yürüyordu

Mücella Pakdemir
06.10.2008

Defterim