Hep isterdim…
Resmiyet olması gerektiği yerlerde kalsın…
Dostluk kardeşliğe dönüşsün…
“Kızım” demek için, “oğlum” demek için
kan bağı gerekmesin.
Yüzlerini göremesek de,
Seslerini duyamasak da,
Saçlarını okşayamasak da…
Yazılarımızla,
Şiirlerimizle verelim sevgilerimiz.

Allah herkese vermiyor özlediklerini.
İmrendiriyor.
Ama bazen da öyle bir yürek veriyor ki,
Dünyaları sığdırıyor…

“Kızım” dedim…
“Babacığım” dediler…
“Oğlum” dedim…
“Babacığım” dediler…
“Kadir Baba” dediler…
“Bacım” dedim,
“Kız kardeşim” dedim.
“Abi” dediler.
Şiirler yazdım,
Şiirler yazdılar.
Mutlu oldum,
Mutlu oldular…
Sevgi pınarım taştı,
Şefkat pınarım coştu…

Onlar üzüldü,
Ben üzüldüm,
Onlar ağladı
Ben ağladım.
Acılarıyla acı çektim.
Dualar ettim…
Bazen kaybettim…
Rabbim yanına aldı sevdiklerimi.
Bazen dualarım kabul oldu.
Rabbim sevdiklerine bağışladı..

Yanlış olan nedir?
Neden eleştirilir oldum?
Neden “bu tarzı değiştir” diyenler oluyor.

“kızım” demek için
“oğlum” demek için öz baba mı olmak gerek?
“babacığım” denmesi için…
Öz baba olmak neden gerekiyor?

Kişiler sözleriyle,
Sevgileriyle,
Verdikleriyle, aldıklarıyla,
Yazdıklarıyla, okuduklarıyla mutlu oluyorsa.

Yüzünü görmeden,
Sesini duymadan,
Sevginin, şefkatin sıcaklığını hissedebiliyorsa,
Yanlış nerededir?
Eleştiriler nedendir?

Yaşamın giderek çıkar savaşına dönüştüğü,
Sevgilerin giderek yozlaştığı dünyada.
Sevdiği için suçlanmak reva mıdır?


Kadir Tozlu
23/07/2008



Click here to send this site to a friend!

Defterim