Sana ulaşabilmek,
Sana sevgimi haykırabilmek,
Sana doyasıya sarılabilmek için,
Rüyalarına girmek istiyorum.

Acılarını paylaşabilmek,
Yapabilirsem tüm acılarını alabilmek,
Senin için canımı verebilmek için,
Rüyalarına girmek istiyorum.
(21/10/2005)

Rüyalarımız…
Hani soluk soluğa uyandığımız,
Kah kabuslar,
Kah mutluluklarla…

Yine anılarıma götürdü beni manevi kız kardeşim Menekşe Gülay’ın “Rüyamdaki Sevgilim” adlı öyküsü…

Ne kadar pozitif baksak da olaylara, bazen duygularımız rüyalardan da beklentiye zorlar bizleri.

Daha 25 inde bir hanım kız, amansız bir hastalığın pençesinde ve
“Siz merak etmeyin babacığım… Kızınız çok güçlü.” diyor.

Beni üzmemek amacı… Bir zamandan sonra artık ulaşamıyorum ona. Telefonlarımı açmıyor. Bazıları diyor ki;
“Sizin bir sözünüze kırılmış.”
Nasıl olabilir?
Canımı istese vermez miyim onun için?
Onu kıracak bir söz söyleyebilir miyim?

Eşimin telefonundan ulaştım kendisine.
“Sen bana kırgın mısın kızım? ” diye sorduğumda;
“Hiç sana kırılabilir miyim babacığım? ” demişti ve devam etmişti
“Bu durumuma üzülmeni istemiyorum”
Ağlayarak konuşuyordu kızım…
Ve bu haline karşın kafasında sevdiklerini üzmemek düşüncesini yaşatıyordu.
İçim parçalanmıştı.
Çok güçlü olan kızım yoktu artık karşımda…

Ona hep destek olmak istiyordum. Kendisinden söz aldım telefonlarımı açması için…
Ama tutmadı sözünü kızım. Hiç açmadı bundan sonra telefonlarımı…

Ona destek olamamanın çaresizliği içinde kıvrandım durdum…
Dualar ettim Rabbime, onun acılarını bana vermesi için…
Dualar ettim ki, ömrümün kalanını ona versin diye…

Onunla görüştüğümüz günlerdeki bir anım geldi aklıma; Telefonu açtığımda sesi mutluluktan titriyordu kızımın.
“Babacığım” diyordu “Rüyamda seni gördüm. Bana papatyalar vermiştin. Ne kadar mutlu oldum bilemezsin.”
Konuşmamızın bitiminde de şunu söylemişti;
“Papatyalarını ömrüm boyunca saklayacağım babacığım.”

Ah! Onun rüyasına tekrar girebilmeyi ne kadar isterdim bilemezsiniz…
Yine papatyalar verebilmeyi…
Dünyanın tüm papatyalarını…
Tüm sevgilerimi….
Canımı verebilmeyi….

Artık rüyalardan medet umar olmuştum…
Sanki benim kontrolümde olacakmış gibi…
Hele onun rüyasına girip, ona papatyalar verebilmeyi başaracakmışım gibi…

Dualarıma rüyalarımı da kattım.
Çok yalvardım Rabbime…
Ulaşabildim mi ona, hiçbir zaman öğrenemedim.

Bilseydi ki…
Belki de biliyordu…
Mutlaka biliyordu…
Kimse onu benim kadar sevmemişti…
Ama hayır…
Hiç olur mu?
Hâşâ…
Onu benden daha fazla seven tek varlıktır, Rabbim,
O yanına almayı tercih etti kızımı…

Rüya görmesi de mümkün değil artık…
Ama Rabbim her daim dualarımı ulaştırıyordur ona…
Ve sevgilerimin sıcaklığını hissettiriyordur.
Çünkü o sevenlerin hep yanındadır…

Ve bir kutsi hadis;
Allah (C.C.) buyurdu ki “Benim için birbirini sevenler yok mu? Onlar için peygamberlerin ve şehitlerin imreneceği nurdan kürsüler vardır!”

Kadir Tozlu
30.06.2008


Defterim