Savaşlar vardır, barış için,
Savaşlar vardır, savaş için...
Savaşlar vardır, bir ülkenin bağımsızlığını sağlamak için,
Savaşlar vardır, bir ülkenin refah seviyesini arttırmak için. Hem de başka bir ülkeyi ezip doğal
kaynaklarını elde ederek.
Bir de savaşlar vardır, ne için olduğunu yalnız ABD bilir. Dünyanın öbür ucundan gelip barışı
sağlayacak ABD. Kimyasal silahları var, bilmem nesi var, ABD'nin güvenliğini tehdit ediyormuş(!).
İşler Irak'ın kuveyt'i tamamen gereksiz işgali ile başladı. Bunu tabi ki kimse kabul edemez.
Ancak bir anda gözlerimiz yaşardı. ABD Kuveyt halkını ne kadar seviyormuş. Filistin'de, Bosna'da,
Kosova'da, Çeçenistanda insanlar bombalar altında inlerken, ABD Kuveyt'i kurtarmak için Türkiye
dahil tüm dünyanın desteğini arkasına alarak Ortadoğu'da barışı sağladı(!). Ve halen sürmesini
istediği barışın bozulmaması için belli periyotlarda çeşitli nedenler ileri sürerek bombalaması
gerekiyor olmalı.
Bir sağlık kitabında gördüğüm bir resim içime bir bıçak gibi saplanır her gördüğümde. "Coruna savaşında
yaralanarak tetanoz olmuş bir asker. ". Askerin sırtı bas bayağı yarım ay (kemer) şeklini almış. Nasıl
acılar içinde ölmüştür o asker! Ne için? Barış mı sağladı? ülkesine çıkar mı sağladı? Savaşın sonucunu
bilmiyorum ama belki o savaşı kaybetti ülkesi.
Tarih savaş denilen vahşet örnekleriyle dolu. Bir yandan savaş meydanlarında kolunu, bacağını kaybetmiş
körpe insanlar acı içinde kıvranarak can verirken, bir yandan geride bıraktıkları aileler sefalet içinde,
aç arık yaşamaya çalışırlar.
Irak'ta oluşacak bir savaşın özellikle Türkiye'ye hiçbir yararı olmayacağı gibi yanıbaşımızda olan
bir komşumuzla sürekli düşman olarak, zarar göreceğiz. Bu zarardan silah tüccarları olan ülkeler
yarar görecek. Tıpkı Yunanistan, Ermenistan, Kıbrıs, Suriye, hatta Rusya tehditleri için olduğu gibi sürekli
asker, sürekli silah bulunduracağız. Silah tüccarlarını zengin edeceğiz.
Öte yandan kapı komşumuz Irak'ta masum insanlar ölecek.
Hatırlıyor muyuz, dostlar? 17 ağustos depreminden sonra tüm dünyadan yardımlar yağmıştı. Depremden
zarar görmüş halkımıza nasıl da sıcacık yardım elleri uzanmıştı. Ermenistan'dan, Yunanistan'dan, Rusya'dan.
Ama özellikle Yunanistan'la aradaki barış rüzgarları silah tüccarlarını rahatsız etmişti ve Ege'de
uyduruk bir gerginlik ve futbol, basketbol maçları ile Yunan gerginliği yeniden canlandırılmıştı.
Geleneksel düşmanımızdı çünkü onlar!
Hiçbir komşu ülkemizle dostça ilişkilerimiz yok. Kurtuluş savaşından sonra hiç savaşmadığımız
ülkelerle bile.
İkinci Dünya Savaşında Almanya tarafından haritadan silinmiş ülkelerle Almanya arasında düşmanlık
ne kelime, gümrük sınırları bile kaldırıldı. Ama İkinci Dünya Savaşında birbirlerini yiyen o ülkeler
nasıl olduysa kendi aralarında gümrük sınırlarını kaldırırken Türkiye'yi komşularıyla düşman etmek
için her yolu deniyorlar.
Kadir Tozlu
03/02/2003