Sevmek...
Nefretlerden uzak olmaktır...
Sevmek,
En güzel duygudur...
Hepimiz severiz...
Sevdiklerimiz, sevenlerimiz vardır...
Ama nefretlerimiz de...
Sevmediğimiz, bir kaşık suda boğabileceğimiz kişiler de vardır...
Olmaması gerektiği halde...
Nefretleri de taşırız içimizde...
Bir dostun kendisi veya yakınları hasta olmuştur...
Veya bir afetle karşılaşmıştır...
Dost olarak görevimizdir yanında olmak.
Bunu yapmazsak ayıplanırız da...
Keşke derim ayıplanma korkusu olmadan,
onu sevdiğimiz için yanında olsak...
Hasta olan veya afetle karşılaşan kişi daha önce tanımadığımız biri bile olsa
bir duyum üzere onun yanında oluruz...
Bir dostluğa neden olur bu zor günler...
Dostluk güzeldir, başlatan neden üzücü bile olsa...
Sevmediğimiz, hatta nefret ettiğimiz kişinin başına gelse o felaketler...
İçimizi kemiren nefretler vicdan duygularımızı bastırır bazen...
"İyi olmuş" deriz...
"Beter olsun" deriz...
Ama bazen de tersi olur...
Vicdanımız ağır basar...
İçimizdeki iyilik duyguları nefretleri yener...
Düşmanımızın, nefret ettiğimiz kişinin yanında oluruz...
O da çok mutlu olur bizleri görünce...
Gözleri yaşarız çoğu kez...
Daha önce böylesi değerli bir dosttan nefret etmenin utancı yüzünden hissedilir...
Çok defa böyle bir olay nefretleri kalıcı olarak bastırır...
Nefretler dostluklara dönüşür...
Olması gereken de budur...
Nefretler olmamalı, dostluklar olmalıdır...
Birbirlerini çıkar için değil,
İnsan olduğu için sevmelidir
insan demeye layık olan bu varlık...
Buraya kadar hepsi güzel...
Mutlu bir bitiş var...
Veya öyle gibi...
Peki dostlar...
Bir güzel dostluğun başlaması için,
Nefretlerin bastırılması için...
Bir hastalık, bir afet neden bekleniyor???
Neden şu nefretin esiri olmamak için bunları bekliyoruz???
İnsanları sevmek için onların zor anlarını beklemeyelim...
Kadir Tozlu
14/08/2008
EY DOST
Dostluklar Arkadaşlıklar çok önemli
Dökmüşsün içinden geçenleri.
Dostunun kötü gününü mü beklemek lazım illaki
Dostum demek için
Ey dostlar zaman geçiyor.
Hayat dostluklarla
Acımasız geçen yıllara inat devam ediyor.
Ne duruyorsun hadi
Unuttuğun hatırlamadığın dostuna
Bir telefon aç bir mesaj yolla
Halini hatırını sor.
Unutma ki bir gün sen de haber beklersin ya
O haber hiç gelmezse üzülmezmisin
Hani biz dosttuk arkadaştık demezmisin
Değer veriyorsam sana hani nerdesin
Ben koşuşturuyorum ya ya Sen
Benim dostum değil misin
Duydum sanki sesini kulağım çınladı
Sende hissettin mi beni
Hadi Dostum gün uzun uyanda
Bir selamını yolla
Hayat bir o kadar da çok kısa
Mesafeler girsede araya
Ey Dost değerin ben de çok
Sen unutsan da unutmaz seni bu Dost.
Gülay Sıkılmaz Erçin
25.12.2009