BÖYLE OLMAMALI

Bir fıkra niyetiyle gülüp geçelim diye anlatılan o fıkralar yok mu! Toplumun bir kesimini küçük düşüren, geri zekalı yerine koyan fıkralardan söz ediyorum.

Bugünlerde Temel ve Fadimeyle yatıp kalkıyoruz. Basında, TV’de ve de tabi ki emaillerle gelen fıkraların ezici bir çoğunluğunu bunlar oluşturuyor. Belki Doğu Karadeniz yöresinin o sevimli ve cana yakın halkının büyük çoğunluğu bu fıkraları duydukça gülüp geçiyor. Belki öyle görünmeye çalışıyor ama hiç içinden neler geçtiği soruldu mu? Örneğin bu yöre halkı içinde bir anket yapıldı mı? Bana sorarsanız bu tür fıkralara asla gülmek geçmiyor içimden.

Bu tür fıkralar eskiden de “Lazın biri...” diye başlar ve bugünkü kadar çok olmazdı. Şimdi bu fıkralar çok arttı. Artışla birlikte “Temel ve Fadime” fıkralarına dönüştü. Sanki Doğu Karadeniz halkının tüm erkeklerinin ismi Temel ve tüm kadınlarının ismi Fadime’ymiş gibi.

Bu yalnızca bir örnek. Doğu karadeniz halkı için analtılanlar çoğunlukta olduğu için öncelikle buradan konuya girdim. Benzer fıkralar Anadolu’muzun değişik yöre halkı için anlatılır durur. Kimi geri zekalıdır, kimi kabadır, kimi dağdan inmedir, kimi kadına hiç değer vermez v.s.

Bugünlerde emaille oraya buraya gönderilen sarışınlara ilişkin bir email de var. Tüm geri zekalılık vasıflarını sarışınlara yüklemişler. Sözünü ettikleri kişiler her 3-4 kişiden biridir.

Tüm insanlık değerleri içinde en yüce olanları şüphesiz annelik ve babalıktır. Hal böyle iken onlara verilen değerlerin üst sınırına ulaşması gerektiği günlerde bile sözde gülelim diye ortalarda şiirler dolaşır. Bunlardan biri babalar gününde babaları yerden yere vurur, onları birer köle ve hem de enayi bir köle gibi gösterir.

Gülüp geçmemeliyiz bence! Utanmalıyız....

Bu tür şiirleri aldığımızda başkalarına iletmek yerine üstüne bir kınama başlığı yazarak gönderene iade etmemiz gerekmez mi?

Kadir Tozlu
11/11/2002

Click here to send this site to a friend!

Defterim