ANNELER VE BABALAR

Dün akşam evdeki fıkıh kitaplarından anneler ve babalara saygı konusunu okudum. Bu konuyu daha önce de okumuştum. Bu konuya kendi yorumlarımı da ekleyerek özellikle anneler günü ve babalar günü konusunda İslam'ın yaklaşımını yazmak istiyorum.

Bilindiği üzere gerek Kuran'da gerek se Peygamber Efendimiz'in hadislerinde davranışlarımızda, özellikle ibadetlerimizde gayri müslimlere benzememek konusunda uyarılarda bulunmuştur. Bunun en belirgin örneklerinden güneşin doğuşu, tam tepede oluşu ve batışı sırasında güneşe tapanlara benzememek amacıyla namaz kılınmasının yasaklanması, ateşe, insan ve hayvanlara karşı namaz kılınmaması sayılabilir.

Buna karşılık İslamın özüne aykırı olmayan konularda yaklaşım daha değişik olmuştur. Bu konularda o hareketleri yapmamak yerine onlardan daha iyi yapmak şeklinde uyarılarda bulunulmuştur. Bunun güzel bir örneği olarak Peygamber Efendimiz'in 'İlim Çinde'de olsa bulunuz' uyarısını sayabiliriz. Bilimsel konularda temeli İslam dışı kaynaklara dayalı olup olmamasına bakılmaksızın bilim öğrenmek İslam'da farz kılınmıştır. Oysa diğer dinlerde öyle midir bilmiyorum. Diğer güzel bir örnek ise Muharrem ayının 10'unda (Aşure günü) Musevi ve Hıristiyanların oruç tutması örneğidir. O gün oruç tutmanın fazileti konusunda Peygamber Efendimiz 'O gün oruç tutunuz, çok sevaptır. Ancak siz Musevi ve Hıristiyanlara benzememek için bir gün öncesinde ve bir gün sonrasında da tutunuz' önerisinde bulunmuştur. Buradan görüldüğü üzere İslam’ın özüne ters düşmeyen ibadetlerde gayrimüslimlere benzememek için o ibadeti bırakmak yerine daha fazla, daha iyi yapmak yolu önerilmiştir.

İslam’ın anne be babalara saygı konusunda yaklaşımı da ayetler ve hadislerle belli olduğu üzere İslam dışı dinlere göre daha bağlayıcıdır. Bu konudaki dün akşam okuduğum ayetleri ne yazık ki tam olarak anımsayamadım. Ayetler konusunda yanlış yazmanın sorumluluğu olduğu için kaynak yazmadan söyleyebileceğim, müşrik bile olsa ana ve babanın haram olan istekleri dışındaki tüm isteklerinin yerine getirilmesi gerektiğidir.

Hadislerde ise 'Cennet’in annelerin ayakları altında' oluşu, 'Anne ve babanıza Of! bile dedirmeyin' uyarısı. En hayırlı üç amelden ikincisinin anne ve babaya itaat (diğer ikisi vaktinde kılınan namaz ve Allah yolunda cihat) ve en büyük üç günahtan ikincisinin anneye ve babaya asi gelmek (diğer ikisi Allah'a ortak koşmak ve yalancı şahitlik) oluşu bu konuya İslamın yaklaşımının ne derece bağlayıcı olduğunu gösteriyor.
V Hal böyle iken Hıristiyan adetlerinden olan anneler günü ve babalar gününün kutlamamak yerine onlar bir gün kutluyorsa bir üç gün kutlamak, onlar bir hediye veriyorlarsa biz beş hediye vermek şeklinde kutlamalı değil miyiz?

Annelerin psikolojisini çok iyi biliyorum. Annemden ve çocuklarımın annesinden gördüklerim beni çok etkilemiştir. Çocukların aklı ermez. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bilmediğinden annelerini çok sinirlendirir. Onlar, çocuklarına vurmaya kıyamazlar. Çok sinirlendiklerinde çocuklarının elde olmadan canını yakarlar. Sonra da iki gözü iki çeşme ağlayan yavrusuna sarılır, sanki suçlu kendisiymiş gibi onunla birlikte ağlamaya başlarlar.

Sizler annesiniz. Ne mutlu sizlere. Sizlere bu en hürmete değer iç güdüyü veren Allah'a binlerce şükürler olsun. Annelere olan saygım nedeniyle WorldClub'da bu değerli varlıklar için bir alan ayırdım. Orada hep duracak. Anneler için güzel öyküleri bu alanda yazmayı sürdüreceğim.

Yukarıda sözünü ettiğim alana ulaşmak için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz;
megauye.htm

Kadir Tozlu
02/07/2001
KONUK GÖRÜŞLERİ


Çok anlamlı ve güzel bir çalışma,
Yürek sesiniz eksık olmasın tebrikler. Kadir kardeş.
Rizeden sevgi saygı ve selamlar.
Hikmet Atiş-01.11.2010

Yine keyifle okuduğum anlamlı ve etkileyici bir çalışma... Yüreğinize sağlık.
Çiğdem Çakır-14.11.2007

Anne ve baba olmak öyle güzel birşey ki...
Allahıma şükür tattırdı bu duyguyu...
Kadir Babacım bu anlamlı yazın için kutluyor ve sevgiyle öpüyorum baba yüreğinden...
Figen Meltem Ege-26.10.2007

Defterim